Gün anlamsız toplantılarla ama neşe içinde geçti, Beklediğinin aksine asıl önemli olan hukuk toplantısındaki performansı ile kendisini aşmış karşı tarafı ikna etmeyi fazla da zorlanmadan başarmıştı. Cuma olmasının da etkisiyle nasıl olduğunu anlamadan mesai bitmişti. Arabasını sıkışık trafikte sürerken bir an önce eve varma telaşı içindeydi. Trafik neredeyse ilerlemiyordu, arkalardan yol açmaya çalışan bir ambulansın kulakları yırtan çığlığı duyuluyordu.
Arkasındaki arabanın bıkmadan selektör yapmasına sinirlendi adama yol verip arkasından uzunları yaktı, adam bu hamleye pencereden uygunsuz bir el hareketiyle cevap verdi ama karşılığını alması da uzun sürmedi tabii.
- Amın oğlu Esteban seni!
Karısı kavganın büyümesinden korktuğu için her zamanki gibi patavatsızca müdahale edince kavga ve öfke yön değiştirdi. Yirmi dakikalık bir bağırma seansının ardından içleri cam kırıklarıyla dolu round arasında yaralarını yalayan boksörler gibi sessiz köşelerindeydiler. Endazenin ne ara kaçtığının kimse farkında değildi adam saygı görmek istiyordu kadın ne bok istediğinin farkında değildi, bir kör dövüşüdür gidiyordu işte.
Sonunda eve vardılar, diplomatik ilişkiler kesilmiş herkes kendi iç dünyasına kapanmış muhasebesini yapmakla meşgul. Son zamanlarda rutine binen kavgalardan biri değil bu diye düşünüyordu. Bu sefer haklıyım ve hakkım olan saygıyı almadan bir adım bile geriye atmayacağım. Bu sefer burnunu fena sürteceğim çocuk, bana bulaştığına pişman olacaksın.
Ertesi sabah saat 06:30 da saatin sesiyle uyanana kadar huzursuz ve yetersiz bir uykunun kollarına kendisini bıraktı. Sabah erkenden kalktığında gece boğuştuğu ejderlerin adını sanını bile hatırlamıyordu. Ayılmak için yüzünü buz gibi suya teslim ederken aklından geçen bir an önce yola koyulma fikriydi. Trafik başlamadan, servisler yola çıkmadan, yollar psikopatlarla dolmadan önce yola çıkıp ofise varmak.
Saçmasapan toplantılarla dolu uluslararası ego olimpiyatlarının yapıldığı o çılgın arenaya bir an önce varmak. Hadsizlere had bildirmek, kifayetsizleri çıtır çıtır yemek, varlığını ve başarısını sürdürebilmek için yoluna çıkan herkes ve herşeyi ezip geçmek. Günün ve diğer günlerin ana programı bu basit algoritmadan ibaretti.
Arkasındaki arabanın bıkmadan selektör yapmasına sinirlendi adama yol verip arkasından uzunları yaktı, adam bu hamleye pencereden uygunsuz bir el hareketiyle cevap verdi ama karşılığını alması da uzun sürmedi tabii.
- Amın oğlu Esteban seni!
Karısı kavganın büyümesinden korktuğu için her zamanki gibi patavatsızca müdahale edince kavga ve öfke yön değiştirdi. Yirmi dakikalık bir bağırma seansının ardından içleri cam kırıklarıyla dolu round arasında yaralarını yalayan boksörler gibi sessiz köşelerindeydiler. Endazenin ne ara kaçtığının kimse farkında değildi adam saygı görmek istiyordu kadın ne bok istediğinin farkında değildi, bir kör dövüşüdür gidiyordu işte.
Sonunda eve vardılar, diplomatik ilişkiler kesilmiş herkes kendi iç dünyasına kapanmış muhasebesini yapmakla meşgul. Son zamanlarda rutine binen kavgalardan biri değil bu diye düşünüyordu. Bu sefer haklıyım ve hakkım olan saygıyı almadan bir adım bile geriye atmayacağım. Bu sefer burnunu fena sürteceğim çocuk, bana bulaştığına pişman olacaksın.
Ertesi sabah saat 06:30 da saatin sesiyle uyanana kadar huzursuz ve yetersiz bir uykunun kollarına kendisini bıraktı. Sabah erkenden kalktığında gece boğuştuğu ejderlerin adını sanını bile hatırlamıyordu. Ayılmak için yüzünü buz gibi suya teslim ederken aklından geçen bir an önce yola koyulma fikriydi. Trafik başlamadan, servisler yola çıkmadan, yollar psikopatlarla dolmadan önce yola çıkıp ofise varmak.
Saçmasapan toplantılarla dolu uluslararası ego olimpiyatlarının yapıldığı o çılgın arenaya bir an önce varmak. Hadsizlere had bildirmek, kifayetsizleri çıtır çıtır yemek, varlığını ve başarısını sürdürebilmek için yoluna çıkan herkes ve herşeyi ezip geçmek. Günün ve diğer günlerin ana programı bu basit algoritmadan ibaretti.